• Arama
  • Hakkımızda

  • Sürüş Teknikleri

    Yetkili: Admin, adobem, bAbA_aLi, rkalkan

    Sürüş Teknikleri

    İleti rkalkan 09:57 07-Ekim-2006

    Drift Teknikleri

    --------------------------------------------------------------------------------
    EL FRENİ ( E-Brake Drift)

    Bu en temel tekniktir.Viraja giriş esnasında debriyaja basılır ,aracın hızı ayarlandıktan sonra el freni çekilir,arkadan kaymanın başlamasıyla birlikte gaz veriler ayak debriyajdan çekilir ve kaymakta olan arka kısım gaz ve kontra ile kontrol edilir.
    Not: Drift sırasında ideal viraj çizgisi kaçmış ise bu teknik ile yeniden kontrol sağlanabilir.

    VİTES İLE LASTİKLERİ KİLİTLEME (Shift Lock)

    Viraja yaklaşırken vites heel and toe tekniği ile ( yan tarafta açıklaması mevcut ) küçültülür.Aracın burnu viraj içine doğru çevrilir.Debiyaj hızlıca bırakılarak arka lastiklerin kilitlenmesi sağlanır,bu şekilde aracın kuyruğu kaymaya başlar.Ardından gaz verilerek bu kayma hareketi devam ettirilir.Bu teknik el freni çekemeye benzetilebilir.
    Not:Aracın güç aktarım organlarını en az yoran tekniktir.

    GÜÇ İLE (Power Over)

    Virajın merkezine (apex) yaklaşıldığında dip gaz vererek aracın arkasının kayması sağlanır.Bundan sonra gaz ve direksiyon ile araç kontrol edilir.Bu teknik için güçlü çekişe sahip otomobiller gerekmektedir.

    SAVURMA (FEINT)

    Araç viraja girmeye yakınken önce virajın aksi tarafına doğru yönlendirilir yani kontra verilir. Daha sonra oluşan sekme etkisi ( ağırlık transferi )ile birlikte araç viraj yönüne çevrilir.Bu şekilde arkadan kaymaya başlayan araç gaz ve kontra ile kontrol edilir.

    DEBRİYAJ TOKATLAMAK (Clutch Kick)

    Aracın güçten düştüğü durumlarda gerekli gücü alabilmek için deviri yükseltip debriyajı bir anda bırakma suretiyle patinaj sağlamak için kullanılır.Bir drift tekniğinde çok diğer tekniklere yardımcı olacak bir kullanıcı bilgisidir


    Sol Ayak freni

    --------------------------------------------------------------------------------
    Sol Ayak Freni

    Sol ayak freni, önden çekişli otomobillerin etkin ve süratli biçimde kullanılabilmesi açısından en önemli sürüş tekniklerinden birisidir. Sıklıkla yarış sürücüleri tarafından kullanılmaktadır. Sağ ayak alışıldığı şekilde gaz pedalına basılı durumdayken sol ayağın da fren pedalına basmasıyla uygulanmaktadır. Bu teknik aşağıda sıralanan durumlarda kullanılmaktadır.
    Aracın istenilenden az dönmeye (understeering) başladığı durumlarda (basit olarak önden çekişli bir araca viraj içerisinde gaz verilmesi durumunda veya çok hızlı olarak viraja girildiğinde) dönüş yarı çapını küçültmek.
    Aracın çok fazla zıplamaya meyilli olduğu engebeli yüzeylerde zıplamayı sınırlandırmak
    Turbo otomobillerde yavaşlamak için gazdan ayağı kaldırmaya gerek bırakmaması sonucu turbo basıncının düşmemesi ve aracın daha çabuk süratlenmesini sağlamak..

    DİKKAT !
    Şu unutulmamalıdır ki bir yarışçı özel etap içerisinde sadece ve sadece daha hızlı gitmeyi düşünür. Şehir trafiğinde ise sürücünün kendisinin ve çevre araçlardaki sürücülerin güvenlikleri en önemli unsurdur. Dolayısıyla burada anlatılanları şehir içi trafiğinde denemek yüzde 90 bir kaza ile sonuçlanacaktır. Trafik kazalarının şakası olmadığı açıktır.
    Ayrıca fren lambalarının sürekli yanması arkadan gelen sürücüyü şaşırtabilir ve bir kazaya sebep olabilir veya lambanın önündeki pleksiglas stop camı da eriyebilir. (Bu çok önemli değil..Smile)
    Bunlara ek olarak fren balataları ve diskleri çok daha hızlı biçimde aşınacak, fren sistemi aşırı ısınacak, fren hidroliği kaynamaması frenlerin "şişmesine" sebep olacaktır. Yanı kısaca aracın servis ihtiyacı ve maliyeti büyüyecektir.
    Ralli parkurlarında edindiğim şahsi tecrübelerime dayanarak söyleyebileceğim son şey eğer sol ayak fren esnasında sağ ve sol ayaklarınızın işlevlerini karıştırırsanız sonucun epeyce acıklı olabileceğidir. Bu nedenle iyice ustalaşmadan kullanılmaması yerinde olacaktır.

    İLK UYGULAMA
    Evet bu kadar yeter.. Hala vaz geçmediyseniz öncelikle debriyaja basmaktan hissizleşmiş sol ayağınızı biraz çalıştırmak gerekli.. Bunun için boş bir asfalt yol bulun ve yaklaşık 30-40 km/h hızla giderken sol ayağınızı YAVAŞÇA fren pedalının üzerine koymayı aracınızı yavaşlatmayı deneyin.. İlk denemede çok kolay olmadığını göreceksiniz.. Eğer bir otomatik vitesli araba bulabilirseniz bu iş daha kolay olabilir.
    Direksiyonu kırdıktan sonra sertçe el freni çekildiğinde ne olacağı iyi kötü bilinmektedir. (bilinmiyorsa yine boş tercihen toprak bir araziye ve 30-40 km/h sürat!!!Smile)
    Burada yapılan, ön tekerlekler halen dönüyorken arka tekerleklerin kilitlenmesi ve bu şekilde yol tutuşlarının azaltılarak, direksiyonun ani kırılması sonucunda ortaya çıkan merkezkaç kuvvetinin etkisiyle arabanın arka tarafının savrulmasıdır. Bunun dışarıdan görünüşü ise oldukça küçük yarı çaplı bir dönüş hareketidir. Bu teknik sıklıkla yarışlarda çok keskin U virajların dönülmesinde kullanılmaktadır.
    Sol ayak fren de sanki el freni çekilmişçesine aracın arkasının savrulmasını sağlayacaktır. Ancak çok daha hassas bir kontrol yapmak mümkündür. Öncelikle ön tekerleklerde motor gücü bulunduğundan ve gaza basılmaya devam edildiğinden ön tekerlekler dönmeye ve yol tutmaya devam edeceklerdir. Arka tekerlekler ise fren pedalına basıldığı oranda tutulacaklar hatta kilitleneceklerdir. Böylece aracın dönüş yarı çapı küçültülebilecektir. Viraj içinde gaz ve fren pedallarıyla oynamamak istenilen çizgide kalmak mümkündür. Frenden ayak kaldırıldığında dönüş yarı çapı büyüyecek, fren pedalına basınç uygulandıkça da küçülecektir.

    PRATİK ÇALIŞMA
    Eh kolay görünüyor değil mi? Artık mevsime göre toprak veya buz zeminli ve etrafta çarpacak bir şeyler bulunmayan bir alana gitme zamanı geldi.. Bir kaç koni veya plastik kutu ile kendinize virajlar hazırlayıp önce bu parkuru sol ayak fren yapmadan normal olarak geçin. Ancak bu esnada yavaşlamak amacıyla fren kullanmak istediğinizde sol ayağınızı kullanın. Sol ayağınızla istediğiniz hassasiyette fren yapamadığınız sürece sol ayak frenini başaramazsınız. Bu, başlangıç aşamasında yıllarca sağ elini kullanmış birinin sol eliyle yazmaya çalışması gibi uğraştırıcı bir işlemdir.
    Şimdi değişik bir şeyler yapma zamanı.. Viraja girdikten sonra motor gücünü kesmeksizin (gaz pedalı basılı halde) sol ayağınızla fren uygulayın. Eğer doğru yaptıysanız arabanın arkasının viraj dışına doğru kaydığını hissedersiniz. Dönüş tamamlandığında (arabanızın burnu girmek istediğiniz yönü gösterdiğinde) direksiyonu toplayıp, freni bırakmalı ve gaza basarak yola devam etmelisiniz.
    Eğer doğru yaptıysanız arabanızın arkasının ön tekerleklerinin etrafında (pivot noktası) nasıl döndüğüne şaşıracaksınız. O yüzünüzdeki şaşkın gülümsemeyi silip tekrar ve tekrar deneyerek aracınız üzerinde tam hakimiyet kuracak yani arkasını tam istediğiniz noktada istediğiniz kadar kaydırabilecek şekilde becerinizi arttırabilirsiniz.
    İlk denemelerinizde muhtemelen elde edebileceğiniz tek sonuç sadece arabanın viraj içinde yavaşlamasıdır. Daha az fren kullanarak tekrar deneyin, ne kadar az bir basınç gerektiğine şaşıracaksınız. Ayrıca önce direksiyonu kırıp aracı viraja soktuktan sonra fren uygulamayı unutmayın. Buradan 200 km/h ile gelip viraja girdikten sonra fren uygulanması gerektiği anlaşılmamalıdır. Böyle yapılırsa sonuç en azından unutulmaz bir spin ve muhtemelen ciddi bir kaza olacaktır. Söylenmek istenen; hızı makul bir seviyeye düşürmek için uygulanan frenaj (sol veya sağ ayakla) bittikten sonra araba viraja sokulup sonra kontrol amacıyla sol ayak fren uygulanmalıdır.
    İlerleyen zamanda sadece dönüşler yerine ardarda iki virajdan oluşturacağınız S ler ile çalışmaya devam etmelisiniz.

    Sol ayak freni uygulamayı öğrendiğinizde aracınızı asla düşünemediğiniz kadar güvenli ve hızlı biçimde kontrol edebileceğinizi fark edeceksiniz. Ancak başarısız denemelerin cesaretinizi kırmasına izin vermeyin. Çalışmaya devam edin ve aniden kolaylaşıverdiğini göreceksiniz.

    Kaygan zeminde (Karlı - buzlu) araç kullanmak ;

    Motorun döndürme hareketinin yola aktarılmasının bazen zorlaştığı anlardan biride kötü yol ve hava şartlarıdır , bu durumlarda modern araçlar günümüzde sürücülerine büyük kolaylık sağlamakla beraber yinede belli sürücülük yetenekleri beklerler. Ayrıca elektronik sürüş yardımcılarının bulunmadığı (ki ülkemizde çoğunluğu oluştururlar...)
    araçlarda sürücünün bilgili olmasının önemi çok büyüktür.

    Başlayalım ;


    Sürtünme kuvveti = sürtünme katsayısı X sürtünecek yüzeyin tepkisi
    Fs=k.N

    Kimi sürücülerimiz karlı yüzeylerde lastiklerin havasını indirmenin faydalı olacağı inancındadır bu gayet saçmadır + gerçek dışıdır.
    Ayrıca formülden çıkan bir başka sonuç ; aracın üzerine 4,5 kişi oturup tepinmek kalışa fayda sağlamaz ...

    Karlı havada yüzey alanının azaltılması yukarıdaki formüle konulunca sürtünme kuvvetini arttıracağı yani tutunmayı sağlıyacağı aşikardır..
    Ralli araçlarını düşünün lastikleri nekadar ince + sürtünen yüzeyi azaltmak için üzerine konulan çivileri ..

    Ayrıca mümkünse özel kauçuktan üretilmiş(daha kolay sısnan) ve bu koşullara daha uygun kış lastikleri kullanalım

    İlk kalış ;

    Aracınızı tanımak önemlidir, aracınızın torkunu(motorun döndürme momenti) + aracınızın önden çekermi yadada arkadan itişe mi sahip olduğunu (veya 4x4) iyi bilin..

    aracınızın torkunu bilin dedim çünkü ilk kalış anı karlı,buzlu zeminde hakimiyetin kaybedildiği başlıca andır..
    eğer aracınız düşük devirde yüksek güç üretebilecek potansiyelde ise kalışta torku azaltmak için 2. hatta 3. vitesi kullanın

    aracı geri kaçırmamaya özen gösterin elfrenini kullanın yada debriyajı kavramada tutup freni bırakın..
    geri kaçan araba ilk kalkışta patinaja daha meyillidir.
    yokuşlar çıkılırken yada ilk kalkışta mümkünse temiz kar (daha önce bir araç tarafından ezilmemiş) üzerinde denenmelidir.

    Kalıkş gerçekleştikten sonra ;
    kalkışların sorunsuz gerçekleşmesi bu gibi hava koşullarında yaşanacak sıkıntının benim tahminim %40 ının aşılması demektir.
    ani gaz vermeler yokuş aşağı inerken ani gaz kesmeler virajlarda belli hızlarda belli bir açıdan fazla direksiyon kırmak stabiliteyi bozabilir (önden veya arkadan kayma tehlikesi doğar)

    gaz konumu sabit olmalı veya pedala dikkatli basılmalı tek amaç patinaj yapmamaktır sizde eğer başka bir yolun bunu sağlayabileceğini düşünüyorsanız onu uygulayabilirsiniz.

    Yavaşlama - viraj alma - durma;

    geri kalan sıkıntıların % 60 lık kısmının bunlar olduğunu düşünüyorum;

    Trafiği iyi takip etmek , ileriye bakmak ani durumlarla karşılaşmayı en aza indirir..

    yavaşlamak istendiğinde mümkün olduğu kadar sakin davranmak gerekir .
    unutulmamalıdırki milyarlarca lira değerindeki aracınız 4 adet avuç içi kadar yüzeyin üzerinde ilerliyor..

    Aracınızın frn sisteminden haberiniz olması yine menfaatiniz icabıdır ..
    aracınızda ABS varmı ABS EBD(araç içindeki ağırlığa göre frengücü ayarlıyıcısı) varmı
    ve en önemlisi arkalar diskmi kampanamı ?

    çünkü birçok araç %70 gibi bir oranda önlere fren yapar dikkat ederseniz TV de yayınlanan görüntülerde kontrolsüz kayan araçlar hep ön tekerlekleri bloke olmuş halde kayarlar

    Yavaşlama dikkatli şekilde yapıldıktan sonra durma işlemi basitleşir ,limit çok düşük olduğu için yeterli yavaşlama yapılmadan yapılacak sert frenlerde bloke yani kayma kaçınılmazdır...

    bloke lastikle kontrol ;

    tüm gayretinize rağmen kilitlenmeyi engelliyemiyor ve kayıyorsanız sakin olun
    araç kilitli lastikle direksiyonla veriylen yönün aksi ne gider.
    hızınız yüksek değilse bu bilgiyi aklınızda bulundurarak bir çok kaza tehlikesini atlatabilirsiniz.



    Burda verdiğim bilgiler tamamen bilgilendirme amaçlıdır.

    http://www.sclubskoda.com
    Dturk.Com
    Dijital Teknoloji ve Donanım Forumları
    Kullanıcı avatarı
    rkalkan
    Forum Yöneticisi
    Forum Yöneticisi
     
    İleti: 948
    Kayıt: 17:02 08-Eylül-2006
    Konum: İzmir

    Genel

    Kimler çevrimiçi

    Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir

    cron